Turkcell ve Google Arasında Stratejik Ortaklık 22 Kasım 2025, 20:33
Turkcell, Google Cloud ile stratejik bir ortaklığa imza atarak Türkiye’nin bulut altyapısında tarihî bir hamleye hazırlanıyor. Kamuoyuna açıklanan plana göre iki şirket birlikte 2028–2029 yıllarında faaliyete geçirilmesi beklenen hiper ölçekli bir Google Cloud Bölgesi kuracak. Bu bölge, en az üç bağımsız “zone” içerecek şekilde tasarlanıyor ki bu hem kapasite hem erişilebilirlik hem de veri güvenliği açısından bir avantaj sağlamak üzere planlanmaktadır. Bu ortaklık, önemli bir teknoloji anlaşması olmasının yanı sıra Türkiye’nin dijital altyapısında daha derin ve kalıcı bir dönüşüm vizyonunu olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu iş birliği, Turkcell'in önümüzdeki yıllarda 1 milyar dolarlık bir yatırım taahhüdüyle hayata geçirilecek ve Turkcell'i Google Cloud çözümlerini Türkiye’deki kurumsal müşterilere yeniden satan “trusted partner” konumuna getirecek. Bu sayede, 200’ün üzerinde Google Cloud hizmeti (yapay zekâ, depolama, siber güvenlik vs.) yerelden sunulabilecek kapasite planlanıyor.
Teknik mimariye baktığımızda, “zone” tabanlı yapı önemli bir nokta. Birden fazla zone ile tasarlanmış veri merkezi altyapısı, sistemin olası bir arıza durumunda yedeklilik ve yüksek erişilebilirlik sunmasını sağlamaktadır. Google Cloud CEO’su Thomas Kurian, ortaklığı “uzun vadeli bir taahhüt” olarak tanımlarken “küresel uzmanlıklarını Turkcell’in yerel altyapısıyla birleştirerek Türkiye’de yapay zekâ, veri analitiği gibi ileri düzey çözümler sunacaklarını” belirtiyor. Ayrıca, bölgenin mevzuatlara tam uyumlu olacağı taahhüt ediliyor ve verinin fiziksel olarak Türkiye’de kalacağı vurgulanıyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bu adımı “dijital egemenliğimizi güçlendiren stratejik bir yatırım” olarak yorumlarken Google Cloud’un projeye ek 2 milyar dolar yatırım yapacağını, böylece toplam yatırım tutarının 3 milyar doları bulabileceğini ifade etmiştir.
Turkcell–Google Cloud ortaklığı Türkiye’nin dijital kapasitesini büyütme potansiyeline sahip olsa da, Perde Arkası'nda dikkatle izlenmesi gereken stratejik başlıkları göz ardı edemeyiz. Birincisi, ulusal veri güvenliği meselesi. Google Cloud’un Türkiye’de fiziksel bir bölge kurması verinin ülke içinde kalmasını sağlasa da işletme modeli hâlâ küresel bir teknoloji devinin kontrol mekanizmalarına bağlı olacak. Bu durum, kritik veri yönetiminde dış bağımlılığı tamamen ortadan kaldırmıyor, yalnızca biçimini değiştiriyor. İkincisi, Google’ın küresel ölçekte izlediği pazar hâkimiyetini genişletme ve teknoloji altyapısı üzerinden ekosistem bağımlılığı oluşturma stratejisi. Bulut hizmetleri, yapay zeka modelleri ve veri analitiği gibi alanlarda tekel benzeri etkiler oluşturabilen bu yapı, uzun vadede yerli şirketlerin teknoloji kararlarını ve dijital altyapı tercihlerini sınırlayabilir. Son olarak, bu tür ortaklıklar, ülkelerin dijital egemenlik tartışmalarında giderek önem kazanan “geleceğin tahakküm alanı”nı işaret ediyor, o da veriyi işleyen, saklayan ve anlamlandıran taraf aslında ekonomik ve siyasal süreçlerin görünmez hakemi haline geliyor. Bu açıdan bakıldığında projeye yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak bakılamaması gerektiğini söylemek hiç de yanlış olmayacaktır. Sonraki süreçte dikkatle izlememiz gereken ise Türkiye’nin dijital bağımsızlık stratejisinin ne kadar öz kaynakla güçlendirileceği kritik bir sınav olarak önümüzde durmaktadır.
Diğer taraftan Teknolojik Boykot Rehberimizin sekizinci sayısında detaylı bir şekilde ele aldığımız Google, Filistin topraklarındaki insan hakları ihlallerine karşı çıkmak şöyle dursun, İsrail devletiyle doğrudan işbirliği yaparak Google Cloud Platform üzerinden İsrail hükümetine teknoloji ve bulut hizmetleri sağlamaktadır. İsrail hükümetinin tüm organları için kurulacak olan Project Nimbus bulut teknoloji altyapısının sağlayıcısıdır. Google ve Amazon'un İsrail Savunma Bakanlığı ile 2021 yılında imzaladığı 1,2 milyar dolarlık bulut bilişim anlaşması (Project Nimbus), İsrail'in askeri ve istihbarat operasyonlarını desteklemek üzere geliştirilmiştir. Bu projeyle, Google'ın yapay zeka ve makine öğrenmesi teknolojileri, İsrail'in güvenlik politikalarına entegre edilecek ve Batı Şeria ve Gazze'deki Filistinlilere yönelik baskının artmasına katkı sağlayacak bir altyapı olacaktır.
Bu perspektiften bakıldığında ise önümüzdeki süreç, Türkiye’nin dijital bağımsızlık stratejisinin ne ölçüde “yerli ve milli” bir altyapıya dayanacağını gösterecek kritik bir eşik olacaktır.
DIĞER PERDE ARKASI GELİŞMELER
-
Nereden Çıktı Bu Somali Uzay Limanı Fikri?
01 Ocak 2026, 00:08 -
Fergani’den Tarihi Hamle: Hibrit Yörünge Motoru Uzayda Ateşlendi
07 Aralık 2025, 00:52 -
Turkcell ve Google Arasında Stratejik Ortaklık
22 Kasım 2025, 20:33 -
Milli ALTAY Tankı TSK’ya Teslim Ediliyor
28 Ekim 2025, 11:49 -
OpenAI, Yapay Zekâ Destekli Tarayıcısı ChatGPT Atlas’ı Duyurdu
24 Ekim 2025, 19:49 -
Şam Havaalanına ASELSAN Radarları Konuşlandırılıyor
20 Eylül 2025, 17:07 -
Grok 4.0 ve Genel Yapay Zekâ (AGI) Yarışında Yeni Eşik
12 Temmuz 2025, 13:21 -
Çin’in Tamamen Otonom Yapay Zeka Ajanı ManusAI Tanıtıldı
17 Mart 2025, 17:58 -
CrowdStrike'ın Yazılım Güncellemesi Küresel Aksaklıklara Yol Açtı
19 Temmuz 2024, 21:00 -
ABD'den Türkiye'ye Yapay Zeka Çipi Kısıtlaması
20 Ocak 2025, 10:00

